İnternette Dolandırıcılık

Ülkemiz casus programlar ve hackerler, crackerler için bulunmaz bir cennet.

Son yıllarda crackerler virüs program üretmekten ziyade bilgisayarlara atak yaparak, bilgi çalmak, dolandırmak amacıyla kullanmaktadırlar. Ülkemiz, yapılan istatistiklerde internet güvenlik açığı olarak, Avrupa ülkeleri arasında ilk beş sıradaki yerini sürekli korumaktadır. Her gün ülkemizde binlerce bilgisayara atak yapılmakta ve çoğunluğu da başarılı olmaktadır. Hatta sitelerin güvenlik uygulamaları olmadığı için dünyaya en çok virüste ülkemizden yayılıyor.
En yaygın kullanılan metodların başında trojanlar, phissing, keylogger gelmektedir. Bu kavramlara biraz değindikten sonra ülkemizde çok sık yaşanan birkaç örnekle siz okuyucularımızı bilgilendirmiş olacağız. Kulaklarınıza küpe olması dileğiyle!.
 
TROJANLAR (TRUVA ATLARI- CASUS PROGRAMLAR):
Sisteminize, cd, ağ ve İnternet aracılığıyla bulaşan casus programlardır. Genellikle oyun, müzik ve çeşitli sitelerden indirilen program ve dokümanlar aracılığıyla sisteme yerleşirler. Sistemde Windows açılış dosylarına yerleşirler ve Windows açıldığı zaman otomatik olarak çalışmaya başlarlar. Windows programlarıyla birlikte çalıştıkları için sistem onları faydalı program olarak algılar. Bu nedenle bunlara “truva atı” deniyor. İnternete bağlanıldığında da kendi sistemleri ile bağlantıya geçerek cracker veya hedef sistemlere bilgileri göndermeye başlarlar. 
Trojanların sistemlere yerleşmesinin ana nedenleri:
  • Bilgilerinizin rakiplerinize gönderilmesi
     
  • Kredi kart ve e-posta şifrelerinizin öğrenilmesi ve kredi kart bilgileriyle alış veriş yapmak
     
  • Sistemi kısmi veya tamamen çökertmek
     
  • Sistemlerde bulunan bazı programları çalmak
     
  • İnternet üzerinden siparişlerin adreslerini değiştirmek
Phishing, ingilizce "Password" (şifre) ve "Fishing" (balık avlamak) kelimelerinin birleşmesiyle kullanılan illegal yollarla bir kişinin şifresini veya kredi kartı detaylarını öğrenmesine denir.
"Phisher" diye tanımlanan şifre avcıları, genelde e-mail vb. yollarla şahıslara ulaşır ve onların kredi kartı vb. detaylarını sanki resmi bir kurummuş gibi isterler. Bu "av"a karşılık veren kullanıcıların da hesapları, şifreleri vb. özel bilgileri çalınabiliyor.
Keylogger (Klavye okuyucu), bu tip programlar klavyeden girilen her bilgiyi istenilen adrese gönderir.
 
Ülkemizde yaygın kullanılan vaka örneklerinden bazıları:
1.  “Meltem X Size E-Kart Gönderdi.  Sizin için özel!”
İlişiğinde html uzantılı veya link adresi ile bilgisayarınıza casus program veya virüs gönderir.
 
2. Free Update Windows XP, Vista
Microsoft ofis uygulamaları yaygın kullanıldığı için insanlar çok rahat açabiliyorlar, oysa bu linklerde özellikle casus, keyloger ve virüs bulunur.
 
3. Haftalık Kamu İhale Bülteni
Şeklinde bir e-posta ve ilişiğinde “exe” uzantılı zararlı bir program.
 
4. Meşhur Key Ödemeleri de Casus Programlarına Alet Oldu
“KEY ödemeleriyle ilgili açılan sitemizde meydana gelen aşırı yoğunluk sebebiyle meydana gelen kilitlenme dolayısı ile vatandaşlarımızdan gelen şikâyetler doğrultusunda hazırlamış olduğumuz program sayesinde KEY <HTTP://WWW.KEYODEMELERl.COM/KeyOdemeleri.exe>  ödemeniz ile ilgili ilgilere anında ulaşabilirsiniz.”
 
Yukarıda KEYODEMELERl.com ifadesinde son harf “i” değil “küçük L harfidir”. Fark edilmeyecek hileler mevcut. Burada casus program olduğu ayrıca sitede virüs yayabilir. Son zamanlarda ülkemizde de bazı internet sitelerine girdiğinizde site casus program yayabilir.
Bunlar farkında olmadan yanlış yazmalarda da olabilir. Örneğin: google yazmak yerine “gookle” yazabilirsiniz. Çünkü “k” ile “l” yan yana olduğu için farkında olmadan yazabilirsiniz, o zaman sisteminize anında virüs veya casus programlar yerleşebilir.
 
5. Banka Hesap Bilgilerinizi, Banka Hesap Ekranından İsteyebilirler
O zaman sizin bütün bilgilerinizi alıp, hesaplarınızı boşaltabilirler. Unutmayın! Hiçbir banka e-posta ile hesap bilgisi istemez.
 
6. Bir e-postada, yurt dışından bir IK firması yarı-zamanlı eleman alımı için ilân vermiş ve kısa bir değerlendirmeden sonra işe kabul edildikleri belirtmişler.
Daha sonra ödemeler için hesap numaralarını isteyip ve bu hesap numaralarından yurt dışına para transferi yapıyorlar. Bu işlemden hesap sahibi hapse atılıyor.
 
7. “Bu mali göndereblir misiniz ?
X Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı olarak 12 yaş altı işitme problemi olan, maddi durumu kötü, hiçbir sağlık güvencesi olmayan fakir çocukların tüm tedavisini ve kullandıkları işitme cihazını ücretsiz karşılayacağız.
 
Çevrenizde bu tür çocuklar varsa lütfen benim  telefonumu verin.
 
SEMA GÜLER  (Rektör Asistanı)
X Tıp Fakültesi Yurtiçi Yayın Koordinatörü
Cep tel: 0543 2XX XX XX  -- 0532 XXX XX XX
 
Bu mail sizin için hiçbir şey ifade etmiyor olabilir ama, belki de ulaştıracağınız bir kişinin vasıtasıyla bile hiç tanımadığınız bir çocuğun umudu, zor dünyasında bir ses olabilirsiniz, elimizden geldiği kadar çok kişiye iletelim lütfen..”
Yukarıdaki e-postada Rektör Asistanı kullanılması ve telefon bilgileri oldukça inandırıcı olduğu görülüyor. Ancak Tıp Fakültelerinde rektör olmadığı için asistanı da olmaz.
 
Diğer bir nokta bu tip e-postalarda saygın bir kurum adı (üniversite, hastane, dernek, vs) kullanılıp, oradan bir çalışan ismi ve cep telefonu bilgileri veriliyor.
Bu gibi durumlarda gerçekte inandırıcı bir e-posta olduğunu düşünüyorsanız, verilen cep telefonları aramadan önce kurumu arayıp, sormanızda fayda var. Çünkü cep telefonunuzda başkalarının eline geçebilir.

Kaynak: Bu yazı,   gazeteci Levent Karadağ’ın http://kobi.milliyet.com.tr adresinden alınmıştır.

e-posta : bilgi@internetvepazarlama.net İnternet`ten ürün ve hizmet pazarlamanın yöntemleri ve başarılı olmuş firmaların hikayeleri